+90 (236) 233 28 88
hello@greenboxfarms.co
Topraksız Tarım – pexels anna tarazevich 7299974

Topraksız Tarım

TOPRAKSIZ TARIM NEDİR?

İlk topraksız tarım girişimleri, nüfusun hızla artmasına karşın, barınma ihtiyacı ve endüstriyel yapılaşmaların da artmasıyla, insanların ve hayvanların gıda gereksinimlerini karşılayamayacakları düşüncesiyle birlikte oluşmuştur.

Binlerce senedir süregelen tarım anlayışımız, teknoloji ve bilimin gelişmesiyle, geleneksel yöntemlere göre bir çok önemli üstünlükleri olan topraksız tarıma doğru evrilmektedir.

Topraksız tarım geleneksel tarımın aksine, mevsimler ve hava durumundan bağımsız, toprak kaybı olmadan, yabancı otların, atığın, pestisitlerin (böcek ilaçları) ve tarım zararlılarının olmadığı, toprak yorgunluğu gibi problemlerin yaşanmadığı bir tarım türüdür.

Topraksız Tarım – pexels mikhail nilov 7475178

TOPRAKSIZ TARIMIN AVANTAJLARI

Küresel ısınma ve insanlığın yüzleştiği diğer çevresel problemleri göz önünde bulundurursak, topraksız tarımın, karbon emisyonunu azaltma, su israfını önleme ve fosil yakıt tasarrufu sağlama gibi bir çok pozitif katkısı bulunmaktadır.

Yılın 365 günü hasat elde edilebilir. Sıcak, soğuk, kar, yağmur gibi iklim olaylarından bağımsızdır; çünkü kapalı ortamda, dış iklimden bağımsız,  yerleştirilecek sensörler ve otomasyon yazılımları sayesinde iklimlendirme yapılabilir. Bu sayede, bitkiler daha stabil ortamlarda, neredeyse “sıfır stres” faktörüne maruz kalarak gelişimlerini sürdürürler. Bu tarz kapalı ortamlarda yetiştirilen bitkilerde ise haliyle daha az fire olur. 

İlaveten, geleneksel tarıma uygun olmayan alanların sık olduğu bölgelerde de tarım yapmayı mümkün kılar. Örnek vermek gerekirse, çöllerin hakim olduğu ülkelerde, çorak arazilerin yoğun olduğu bölgelerde ya da çok tuzlu veya taşlı/eğimli alanlarda da tarım yapmayı mümkün kılar.

Geleneksel tarımda, toprakta bulunan bir çok böcek türünün ve hastalıkların yok edilmesi için tarımsal ilaçların ve pestisitlerin (böcek ilacı) kullanılması gereklidir. Bu kimyasalların kullanımı ise, sadece tarım zararlılarını ve bitki hastalıklarını yok etmekler kalmaz, aynı zamanda toprakta yer alan faydalı minerallerin de yok olmasına sebebiyet verir. Toprakta düzenli olarak zirai ilaç kullanımı ise, bir süre sonra döngüye girerek, bu seferde zirai ilaç kullanımına bağlı başka hastalıklar ortaya çıkmaya başlayabilir.  

Topraksız tarım geleneksel tarımla karşılaştırıldığında, daha az kimyasal kullanır. Topraksız tarımda; bitkilerin yetiştirildiği ortamın kapalı ve kullanılan malzemelerin steril olmasından kaynaklı, öncesinde herhangi bir kimyasal ya da zirai ilaç kullanımı ile pestisit, yani böcek ilacı, kullanımına gerek kalmaz; çünkü zararlı bakteriler ve böcekler topraktan geldiği için, topraksız tarıma geçmek, direkt olarak bu problemi önlemektedir. Böylece, hem bitkilerin tatlarında değişiklikler oluşmaz, hem de ürün kalitelerinde düşüşler yaşanmaz. Topraklarımıza ve su kaynaklarımıza kimyasal karışmasının önüne geçilmiş olur. Üreticilerimiz içinse, tarımsal ilaç ve pestisit kullanımı maliyetleri düşürülmüş olur.

Topraksız Tarım – pexels oks malkova 9031150
Sağlıklı Kökler, Lezzetli Bitkiler!

Topraksız tarımda, bitti köklerinde de daha az hastalanmalar olur; çünkü bitki kökleri toprak olmadığı için daha iyi havalandırılır. Oksijenle daha rahat buluşur ve daha az hastalanırlar.

Topraksız tarım, %90 su tasarrufu sağlar. Çünkü kapalı bir ortamda, hassas iklimlendirme ayarları ile tarım yapılmasından dolayı, buharlaşmanın önüne geçilir. İlaveten, geleneksel tarımda yapılan sulamaların tamamı maalesef ki bitki köklerine gidememektedir. Daha bitkinin kökleri suyu tutamadan, suyun toprağın derinliklerine sızması da, su kaybının sebeblerindendir. Topraksız  tarıma geçişle, bu konununda önüne geçilir. Bitkinin gelişimini desteklemek için kullanılar besin çözeltileri ise, direkt olarak bitkinin kök kısmına verildiğinden dolayı, kullanılan suyun ve gübrenin verimliliği yükselmektedir. Bu da, daha az su ve gübre tüketimi konusunda avantaj sağlar. Aşırı gübre kullanımından kaynaklı toprak, yeraltı suları ve çevrede oluşabilecek kirliliğin önüne geçilir. Son olarak, kapalı devre bitki yetiştiriciliğinde, belki de su kullanımının en önemli avantajlarından birisi de, kullanılan suyun, sisteme geri katılarak tekrar kullanabilmesinin mümkün oluşudur.

Topraksız Tarım – pexels markus spiske 2990650
Topraksız tarımla birlikte, aşırı gübre kullanımından kaynaklı toprak, yeraltı suları ve çevrede oluşabilecek kirliliğin önüne geçilir.

Metrekarede 10 kat daha fazla alan verimliliği sağlar. Geleneksel tarımda bitkiler, hayatta kalabilmek ve büyümek için gerekli olan su, besin ve mineralleri bulabilmek amacıyla köklerini yaymak zorundadırlar. Bu da ekildikleri yerler arasında belli bir mesafeye ihtiyaç duydukları anlamına gelir. Topraksız tarımda ise , su ve bitki için gerekli olan tüm besinler doğrudan bitkinin köküne verildiğinden dolayı, yayılmaya gerek duymazlar. Yani topraksız tarım uygulamalarında, daha sık ekim yapmak mümkündür. İlaveten, geleneksel tarımda sadece tek bir düzlemde yapılagelmiş olan bitki yetiştiriciliği, topraksız tarımda yerini, katlı raf sistemleri sayesinde “dikey” yetiştiriciliğe bırakmıştır.

Topraksız tarım, geleneksel tarımda ciddi problemler olan “toprak yorgunluğu” ve “nadas” problemlerine kesin çözüm sağlar!

Öncelikle “toprak yorgunluğu” ve “nadas” ne demek onu açıklamak lazım. Belirli bir alan üzerinde, belirli ürünleri, arka arkaya sürekli olarak ve uzun yıllar boyunca yetiştirmek, toprakta zamanla verimsizlik oluşmasına ve “toprak yorgunluğu” denilen problemin ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Bu problem, yetiştirilecek ürünlerin çeşitlendirilmesi, hep aynı ürünlerin ekilmemesi ya da toprağın kendisinin değiştirilmesi ile çözülebilir. Fakat bu tarz çözümler, sizlerin de tahmin edeceği üzere, üreticiler için hem pahalı hem de çok uğraştırıcıdır. 

Nadas ise, daha çok, yıllık bazda yeterli yağış almayan bölgelerde uygulanan bir işlemdir. Kurak tarım arazilerinde, araziye bir yılda düşen yağışın , her yıl düzenli olarak hasat almaya yetmeyecek kadar az olduğu bölgelerde, arazinin bir yıl boş bırakılmasıdır. Türkiye’de her yıl milyonlarca dekar alan nadasa bırakılmak zorunda kalıyor. Sahip olduğumuz tarım arazilerini, yaşanılan su ve sulama problemlerinden dolayı işleyememek ise ciddi israfa yol açmaktadır. Topraksız tarımda ise, hem toprak kullanımı olmaması sebebiyle karşılaşılan bu problemler önlenmekte, hem de su kullanımındaki verimlilik sayesinde, ciddi avantajlar elde edilmektedir.

Topraksız tarım, geleneksel tarıma göre çok ciddi bir iş gücü tasarrufu da  sağlar. Alışılagelmiş geleneksel tarımdaki tüm uygulamalar için kaynak insan gücüdür. Buna örnek vermek gerekirse, toprağın işlenmesi, çapalanması, temizlenmesi, ekime ve dikime hazırlanması, yabani otların kontrolü, bitkilerin sulanması ve gübrelenmesi gibi konuların tamamında işgücüne ihtiyaç vardır. Topraksız tarımda ise, bu kısım sadece tohumların ekimi ve hasat zamanı geldiğinde toplanması ile sınırlıdır. Geri kalan her şey için yukarıda da bahsettiğim gibi otomasyon kullanılabilir.

İlaveten, traktör ve ek ekipmanlar olmak üzere birçok alet edevatın kullanılmaması, hem enerji tasarrufu hem de fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını sağlar. Bu ise karbon emisyonunun azaltılmasına destek verir. 

Peki Greenbox Farms’ın da kullandığı, topraksız tarım sistemlerinin çalışma prensibi nedir?

Otomasyonel yazılım temellerine dayalı , kapalı devre, izlenebilir sistemler olan topraksız tarım sistemlerinde; her türlü bitkinin yetişmesi için gereken ışık, nem, sıcaklık ve sulama miktarları  otomatik olarak ayarlanmaktadır. Kullanılan suyun pH değeri ve gübre dozajlaması da yine otomatik olarak yapılır. 

Kullanılacak akıllı yazılımlarla, yetiştirilen bitkilerin anlık olarak durumları  içeride bulunan sensörler sayesinde , cihazın üzerindeki ekranlardan ya da

bilgisayar, tablet , telefon gibi cihazlara yüklenecek mobil uygulamalar üzerinden takip ve kontrol edilebilir. İlaveten, sisteme kurulacak kameralar sayesinde de , bitkilerin uzaktan istenildiği zaman takip edilmesi sağlanabilir.

Topraksız Tarım – mockup wb
GreenOs, bulut ve web tabanlı bir dikey tarım yazılımıdır.
Tüm cihazlardan kolayca erişilebilir.
Çiftlikleri otomatize edebildiği gibi gıdanında izlenebilir olmasını da sağlar.

Şimdiye kadar topraksız tarımda toprak kullanılmadığını öğrendik. Peki bitkileri nerede yetiştireceğiz? 

Bitkilerin çimlenmesi, büyümesi ve kökleriyle tutunması için, toprak yerine geçecek bir “substrata” ihtiyaç duyacaklardır. Kokopit (İngilizce cocopeat – hindistan cevizi kabuklarının ve liflerinin ufak parçalara ayrılması işlemiyle oluşturulan, tamamen doğal bir substrattır), torf, ağaç kabuğu, kompost gibi organik substratlar kullanılarak katı ortamlar yaratılabilir. 

Pek tabii, organik katı ortamlar yaratılabileceğı gibi, inorganik katı ortamların yaratılması da mümkündür. Hatta bu inorganik ortamları da kendi içlerinde 2’ye ayırabiliriz. 

Bunlardan ilki; perlit, pomza, volkanik tüf, çakıl, işlenmiş kül, zeolit vb. gibi yine doğal ortamlardan elde edilebilecek substratlarken, ikinci gruba ise; kaya yünü (taş yünü olarak da bilinebilir), cam yünü, strafor, poliüretan vb. gibi yapay ortamları koyabiliriz.

Topraksız tarımın gelecek için önemi nedir?

Topraksız tarım, günümüzde karşılaştığımız, geleneksel tarımın getirdiği bir çok problemi giderebilecek, kontrollü ve gelişime açık ortamlarda gerçekleştirilebilinir. Bitki yetiştiriciliği üzerinde bu kadar kontrol sahibi olmak, hem artan popülasyonu besleyebilmek, hem doğal yaşamın desteklenebilmesi, hem de hasat verimliliği için çok önemlidir. Bu sebeple çok yakın zamanda dünyanın bir çok yerinde ve hatta evlerimizin içlerinde kullanılmak üzere, topraksız tarımın tercih edileceği sistemlerin kurulacağı aşikardır. (bknz. Kentsel Tarım-Urban Farming)

Dikey tarım ve topraksız tarım teknolojili konteyner çiftlik
Greenboxfarms Konteyner – Geleceğin Çiftlikleri

Geleceğin çiftçilik yöntemi olan topraksız tarım, gelişen teknoloji ve yazılım  programlarıyla günden güne popülerliğini artırmaktadır. Özellikle dikey tarım teknolojisi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kombinasyonundan oluşacak, geleceğin çiftliklerinde; maksimum alan verimliliği ve ürün kalitesi, minimum ekolojik zarar ve fire eldesiyle, geleneksel tarımın bugüne kadar bağlı olduğu bir çok sınırlı kaynağın yönetiminden kurtulabilinir. Bu sebeple, topraksız tarım sistemleri, yenilikçi ve tercih edilirliği yüksek sistemler olacaktır. 

Özellikle hükümetlerin de desteği ve teşviği, topraksız tarımın ticarileşmesini hızlandıracaktır. Bu sayede gıdaya ulaşma problemi yaşayan bir çok bölgede, açlıktan kaynaklanan hastalıkların ve ölümlerin önüne geçilmesi hedeflenebilir.